Londra’da Sanat Dolu Bir Gün: Londra’nın En İyi Sanat Müzeleri
İngiliz geleneklerinin vazgeçilmezlerinden birisi de sanat koleksiyonculuğu. Rönesans döneminden itibaren Avrupa’nın en önemli sanatçılarına ev sahipliği yapan İngiltere topraklarında, günümüzde hâlâ etkisini gösteren yüzlerce eser yapıldı. Sanat koleksiyonu geleneğine en çok önem verenlerin başında ise İngiliz Kraliyet Ailesi geliyor. Britanya koleksiyonlarının en güzel örneklerini görebileceğiniz Londra’da, unutamayacağınız bir sanat turuna hazır olun.
Londra’nın En İyi Sanat Müzeleri
Birbirinden kıymetli tablolar, dünyaca ünlü ressamların portreleri, asırlara direnen heykeller, rengârenk çiçekli İngiliz porselenleri… Londra’nın sanat müzeleri ve galerileri, koleksiyon konusunda oldukça iddialı. İşte Londra’da gidebileceğiniz en ünlü sanat müzeleri;
National Gallery
Sanata doymak için Londra’da gezilecek en güzel müzelerin başında National Gallery yani Ulusal Galeri geliyor. Şehir merkezinde yer alan müze binası, 1838 yılında kurulmuş. Müze içerisinde sadece İngiliz Kraliyeti’nin ya da İngiliz ressamların koleksiyonu yok. 1824 yılında İngiliz hükümetinin satın aldığı 38 tablo ile başlayan koleksiyon, 1838’de inşa edilen bugünkü binası ile halkın ziyaretine açıldı. Zaman içerisinde binaya yeni bölümler eklense de eski görüntüsü hala korunuyor.
Zamanla koleksiyonu daha da genişletilen müzenin içerisinde 11. yüzyıldan 18. yüzyıla kadar birçok Batı Avrupa resmi sergileniyor. Müzeye geldiğinizde Botticelli, Van Gogh, Cezanne ve Leonardo da Vinci gibi dünyaca ünlü birçok sanatçının tablolarını görebilirsiniz. Müzeye girişler ücretsiz. Güncel ziyaret saati bilgilerine ise buradan ulaşabilirsiniz.
Ulusal Portre Galerisi
Londra’nın en güzel sanat müzelerinden birisi de Trafalgar Meydan yakınındaki National Gallery’nin hemen yanı başında yer alan Ulusal Portre Galerisi. Sırt sırta vermiş iki binada yer alan müze, sanat konusunda şehrin en doyurucu koleksiyonuna sahip. Ulusal Portre Galerisi, İngiltere tarihinin en önemli portrelerine ev sahipliği yapıyor. 1896 yılında ziyarete açılan müze, aynı zamanda dünyanın da ilk portre müzesi olarak biliniyor. Müze içerisinde Tudor döneminden 20. yüzyıla kadar olan önemli sanatçıların resmettiği portreleri görebilirsiniz.
Beş ayrı bölümden oluşan koleksiyonda; Tudor dönemi, 17. yüzyıl, 18. yüzyıl, Kraliçe Victoria dönemi ve 20. yüzyıl salonları yer alıyor. Müzede dünyaca ünlü yazar William Shakespeare’den Joshua Reynolds’a kadar birçok ismin portresini görebilirsiniz. Müze koleksiyonu Britanya halkına ait olduğu için müzeye girişler ücretsiz. Güncel ziyaret saati bilgisine buradan ulaşabilirsiniz.
The Wallace Collection
Londra gezisinde dolu dolu bir gün geçirmek için gidilebilecek en güzel sanat müzelerinden birisi de The Wallace Collection. Eskiden Wallace ailesinin yaşamını sürdüğü ev bugün muhteşem bir koleksiyona ev sahipliği yapıyor. 1900 yılında halkın ziyaretine açılan müzenin koleksiyonunda, Wallace ailesinin beş kuşaktır biriktirdiği birbirinden değerli tablolar yer alıyor. Tabii koleksiyonun içerisinde sadece tablo yok. 15. yüzyıldan 19. yüzyıla kadar olan tarihî mobilyalar, porselenler ve çeşitli objeler de müze içerisinde sergileniyor.
Galler, İngiltere ve İrlanda’dan toplanan eserleri görebileceğiniz müzede, 6 bine yakın parça bulunuyor. Hatta İngiltere’nin en iyi zırh koleksiyonlarından birini de bu koleksiyon içerisinde görebilirsiniz. Müzeye ulaşmak için tren ya da otobüse binebilirsiniz. Müzenin güncel ziyaret saatlerine ve giriş ücretleri bilgisine buradan ulaşabilirsiniz.
Tate Modern
Sanat müzelerinden bahsederken tabii ki çağdaş sanat müzelerine de yer vermemiz gerekiyor. Thames Nehri kıyısında yer alan Tate Modern, İngiltere’nin yanı sıra dünyanın da en çok konuşulan ve ziyaret edilen modern sanat müzelerinden. Eskiden santral istasyonu olarak kullanılan binada kurulan müzenin mimarları ise Pritzker ödülünü de alan Pierre de Meuron ve Jacques. Ücretsiz olarak ziyaret edilebilen müzenin içerisinden 100’ü aşkın galeri bölümü yer alıyor. Koleksiyonun en nadide parçası ise Marchel Duchamp’ın tablosu. Müze oldukça büyük bir alana sahip. İçeride yer alan kafe, kütüphane ve galeri odalarında tüm gününüzü dolu dolu geçirebilirsiniz. Dilerseniz müzeyi ziyaret etmeden önce resmi web sitesinden sergi ve etkinlik takvimini takip edebilirsiniz.
Saatchi Gallery
Londra’nın en ünlü sanat galerilerinden Saatchi Gallery, ülkenin önde gelen sanat koleksiyoncularından Charles Saatchi’nin geniş koleksiyonuna ev sahipliği yapıyor. 1985 yılından beri biriktirdiği çeşitli eserlerin sergilenmesi için açılan müze, aynı zamanda başka sanatçıların sergilerine de ev sahipliği yapıyor. 2019 yılında Ara Güler’in de sergisinin yapıldığı galeride kalıcı koleksiyonun yanı sıra, ziyaret ettiğiniz dönemde sergide olan sanatçıların çalışmalarını da görebilirsiniz.
Değeri 37 milyon dolar olduğu düşünülen ana koleksiyonun içerisinde, dünyanın dört bir tarafından toplanan eserler sergileniyor. Her yıl 1 milyondan fazla kişinin ziyaret ettiği müzenin internet sitesinde ise birçok sanatçının eserleri satışa sunuluyor. Galerinin ziyaret saatleri yıl içinde değişiklik gösterebiliyor. Galerinin resmi sitesinden güncel bilgiye ulaşabilirsiniz.
Royal Academy Of Arts
Londra’nın tarihi ve ikonik binalarından Burlington House, içerisinde yer alan sanat akademisiyle ülkenin en değerli sanatçılarının yetiştiği bir kurum. Bağımsız enstitü olarak da anılan akademi, İngiltere’nin en önemli akademisyenlerinin ve sanatçılarının verdiği eğitimlerle öne çıkıyor. Görsel sanat hazzı ve yaratıcılık üzerine çalışmalar yapan akademi, bugüne kadar yetiştirdiği öğrencilerinin ve ülkenin önemli sanatçılarının eserlerine de ev sahipliği yapıyor.
Piccadilly Caddesi üzerinde yer alan binada, güncel sergileri ziyaret edebilir, şık dekorasyonu ile dikkat çeken kafeteryasında kahve molası verebilirsiniz. Akademiye girişler ücretsiz. Ancak özel koleksiyon ve sergilerden ücret alınıyor. Detaylı ziyaret bilgisine buradan ulaşabilirsiniz.
Tate Britain
Londra’nın en ünlü sanat müzelerinden bahsederken Tate Modern’e değinmiştik. Tate Britain de aynı kuruluşa ait olan müzelerden birisi. Ancak Tate Britain hem müze binası hem de koleksiyonda yer alan eserlerinin türüyle Tate Modern’den ayrılıyor. 19. yüzyılda inşa edilen müzenin içerisinde 15. yüzyıldan günümüze kadar ulaşabilen yüzlerce sanat eseri sergileniyor. Müze içerisinde hem devamlı koleksiyon hem de çeşitli sanatçıların dönemsel sergileri yer alıyor. Müzenin giriş ücretleri sergi koleksiyonuna göre değişiklik gösterebildiği için güncel ziyaret bilgilerini buradan teyit edebilirsiniz.
Guildhall Art Gallery
Londra’nın şehir merkezinde Gresham Street üzerinde yer alan tarihi bina, Gotik mimarisi ile ilk bakışta dikkatleri üzerine çekiyor. Şehrin en zengin koleksiyonlarından birine ev sahipliği yapan Guildhall Art Gallery’nin içerisinde Viktorya döneminin en önemli sanat eserleri sergileniyor. İlk olarak 1885 yılında City of London Corporation koleksiyonu için inşa edilen müze, günümüzde birçok popüler dizi ve filmin çekimlerine de ev sahipliği yapmış. Kalıcı sanat koleksiyonun yanı sıra geçici sergilerin de düzenlendiği galeriyi ücretsiz olarak ziyaret edebilirsiniz.
Dulwich Picture Gallery
Londra’nın Dulwich bölgesinde yer alan sanat galerisi, 1817 yılında halka açılmış oldukça eski bir müze. Mimarlığını Sir John Soane’nin yaptığı galeri binası, o dönem yapılan binalar arasında modern ve yenilikçi görüntüsüyle dikkat çekiyor. Müzenin kırmızı duvarlarını süsleyen tarihi tablolar içerisinde Canaletto’nun dünyaca ünlü Walton Bridge tablosundan Nicolas Poussin’in The Triumph of David eserine kadar birçok büyüleyici tabloyu görebilirsiniz. Pazartesi günleri hariç her gün açık olan galeriyi 10.00-17.00 saatleri arasında ziyaret edebilirsiniz. Giriş ücret bilgisine buradan ulaşabilirsiniz.
Newport Street Gallery
Şehrin en ilginç mimari yapılarından biri olarak kabul edilen Newport Street Gallery, asimetrik binası ile dikkat çekiyor. Londra’nın Vauxhall bölgesinde yer alan galeri, Damien Hirst’in kişisel koleksiyonuna ev sahipliği yapıyor. 2012 yılında projesi açıklanan ve 2015 yılında tamamlanarak ziyarete açılan galeri, ücretsiz olarak ziyaret edilebiliyor. Galerinin içerisinde kalıcı sanat koleksiyonunun yanı sıra farklı sanatçıların süreli sergileri de yer alıyor.
Whitechapel Gallery
Londra’nın Whitechapel bölgesinde yer alan galeri, 1901 yılından beri ziyaret edilen şehrin önemli sanat merkezlerinden biri. High Street üzerinde yer alan galerinin mimarlığını ise dönemin önde gelen isimlerinden Charles Harrison Townsend üstlenmiş. Yapıldığı yıllarda Londra’nın geçici sergilerinin yer alması için kamu tarafından finanse edilen galeri, bu konuda da ilk olma özelliğine sahip. Dönemin çağdaş sanatçılarının eserlerinin yer aldığı galeri, Pablo Picasso’dan David Hockney’e kadar birçok sanatçının sergisine ev sahipliği yapmış. Müze pazartesi günleri hariç her gün açık. Sergi takvimine ve bilet fiyatlarına buradan bakabilirsiniz.














