O Gerçek Bir İstanbullu: Galata Kulesi ve Efsaneleri
Bir İstanbul manzarasında ilk gözümüzün önüne gelecek görüntü o muhteşem eser, Galata Kulesi… İstanbul siluetine bir karakter katan bu kule; mimari özellikleri bir yana; hikayeleri, efsaneleri, yaşadıkları ve yaşattıklarıyla ile çok ünlü.
İstanbul’un Beyoğlu’na bağlı Galata semtinde bulunan bu mimarinin ziyaretçisi asla eksik olmuyor. Çünkü Galata Kulesi, tarihten bugüne çok sevilen ve İstanbul için hep önemini koruyan bir masal. Ayrıca kendisi, İstanbul’un en iyi seyir terası olma özelliğini de hala elinde bulunduruyor.
Kulenin anlattığı ayrıntılara kulak vermek onu daha yakından tanımamızı sağlayacak. Bizce Galata buna değer. O hâlde haydi, başlayalım!
Galata Kulesi Ne Zaman Yapıldı, Galata Kulesini Kim Yaptı?
Galata kulesi ilk olarak Bizans imparatoru Justinianos tarafından MS 507-508 yılında fener kulesi olarak inşa edilmiş. Fakat bu kule, IV. Haçlı Seferleri sonucunda tamamen yıkılmış ve günümüzdeki kulenin temel görünümü, 1348-49 yılında Cenevizliler tarafından oluşturulmuş. Galata Kulesi’nin inşası ve onarım işlemleri asırlarca sürmüş. Birçok mimarın elinden geçen bu kulenin mimarisinde Roma, Bizans ve Osmanlı etkileri açıkça görülüyor.
Galata Kulesi’nin Tarihi
Bu kule, Cenevizlilerin yaptığı surlara ek olarak inşa edilmiş. Tabii Galata Kulesi yapıldığı gibi bırakılmamış. Kule, 1445-46 yılları arasında giderek yükselmiş. Galata Kulesi, Osmanlı’nın İstanbul’u fethinden sonra da sık sık onarım görmüş.
Galata’nın geçmişine baktığımızda, tarihten bu yana son yıllarda en iyi günlerini yaşadığı çıkarımını yapabiliriz. Birçok savaş ve depreme dayanan kule, İstanbul’un fethinden sonra da çok sayıda badire atlatmış. Osmanlılarda da burası fener kulesi olarak kullanılmış. Daha sonra burada, 16. yüzyılda Kasımpaşa tersanelerinde çalıştırılan savaş esirleri barınmış. III. Murad döneminde bu rasathane, yangın kulesi olmuş. Bu tarihten sonra Galata, bir yangına maruz kalmış ve sonrasında aniden çıkan bir fırtınada kulenin külahı devrilmiş… Çok yorulan Galata, 1967’de tamamlanan son onarımla bugünkü görünümüne kavuşmuş.
Sözün özü Galata Kulesi, tarih boyunca pek çok şeye şahit olmuş, tecrübeli bir İstanbullu. Bunun için tarihte çok yorulmuş bu İstanbulluyu, çok seviyoruz ve ona çok iyi bakmamız gerektiğini biliyoruz.
Galata Kulesi Efsaneleri
Asırlardan beri İstanbul’dan gözünü ayırmayan bu güzel kule, birçok efsaneyi bünyesinde saklıyor. Galata Kulesi insanlara biraz romantik gelmiş olacak ki bu efsanelerin hemen hepsi aşk temalı. Birçok kitapta bu efsanelerden esinlenmiş bir dizi hikâye bulmanız mümkün. Ama bu hikayelerden belki de en eskisi ve bugün bile en bilineni, Romalılardan kalmış. Romalıların inanışına göre bir erkek ve bir kadın ilk kez birlikte Galata Kulesi’ne çıkarsa mutlaka evlenir. Ancak buradaki büyü şu; çiftlerin ilk defa bu kuleye birlikte çıkmış olmaları gerekiyor. Eğer çiftlerden biri geçmişte kuleye çıkmışsa bu büyü tutmaz ve asla evlenemezler.
Bu efsane dışında, Kız Kulesi ile Galata’nın aşkı ve Hezarfen Ahmed Çelebi’nin buna elçi olması da sıkça anlatılır. Hikâyeye göre, Galata Kulesi ve Kız Kulesi birbirine âşıktır. Arada İstanbul Boğazı olunca bu iki âşık kavuşamıyor tabii. Hezarfen Ahmed Çelebi, Galata’dan Üsküdar’a uçuş yaptığı esnada Galata’nın yazdığı mektupları Kız Kulesi’ne bırakır. Kız kulesi aşkının karşılıklı olduğunu anlar ve daha da güzelleşir. O tarihten bu yana bu iki âşık İstanbul’a en güzel manzaraları sunar. Bu güzel masal, İstanbul’un öncelerden beri bir aşk şehri olduğunu kanıtlar nitelikte.
Galata Kulesi’nin zor günlerden geçtiğini daha önce de söylemiştik. Bu kulede efsaneler kadar gerçekler de var. Kulenin zemin katındaki boşluklarda kafatasları ve kemikler bulunduktan sonra buranın bir zamanlar zindan olarak kullanıldığı ortaya çıkmış. Tek üzücü hikâye bu değil. İstanbul’un en yüksek yapılarından olan kule, intiharlara da sahne olmuş.
1876 tarihinde Avusturyalı birinin kuleden kendini aşağı atmasından sonra, 1973’te şair Ümit Yaşar Oğuzcan’ın oğlu Vedat Oğuzcan kuleden kendini bırakarak intihar etmiş. Şair, hüzünle okuduğumuz “Galata” şiirini bu olaydan sonra yazmış.
“…6 Haziran 1973 Galata Kulesi’nden bir adam attı kendini;
bu nankör insanlara bu kalleş dünyaya inat,
şimdi yine bir ninni söylüyorum ona,
uyan oğlum, uyan oğlum, uyan Vedat.”
Ümit Yaşar Oğuzcan
Hezarfen Ahmed Çelebi Meselesi ve Galata Kulesi
Asırlar geçti, Galata Kulesi’nde Hezarfen Ahmed Çelebi etkisi geçmedi ve umarız ki bu mesele önemini hep koruyacak. Çünkü bu gerçekten bugün bile yaşansa uzun süre unutulmayacak muhteşem bir olay.
1638 yılında, kollarına tahta kanatlar takarak ilk uçuş deneyimini gerçekleştiren Hezarfen Ahmed Çelebi’nin uçuşa başladığı nokta, Galata Kulesi olmuş. Tahta kanatlarıyla kendini Galata Kulesi’nden boşluğa bırakan Hezarfen Ahmed Çelebi, lodosun da yardımıyla İstanbul Boğazı’nı aşmış ve Üsküdar Doğancılar semtine iniş yapmış. İmparatorluk yönetimi tarafından hoş karşılanmayan bu olay sonucu Ahmed Çelebi, Cezayir’e sürülmüş ve orada vefat etmiş. Biz yaşanan olayları Evliya Çelebi’den şu satırlarla öğreniyoruz:
“İptida Okmeydan’ın minberi üzere, rüzgâr şiddetinden kartal kanatları ile sekiz, dokuz kere havada pervaz ederek talim etmiştir. Badehu Sultan Murad Han Sarayburnu’nda Sinan Paşa Köşkü’nden temaşa ederken Galata Kulesi’nin taa zirve-i belasından lodos rüzgârı ile uçarak Üsküdar’da Doğancılar meydanına inmiştir. Sonra Murad Han, kendisine bir kese altın ihsan ederek: ‘Bu adam pek havf edilecek (korkulacak) bir âdemdir. Her ne murad ederse elinden geliyor. Böyle kimselerin bekası caiz değil.’ diye Gazir’e (Cezayir) nefyeylemiştir (sürmüştür). Orada merhum olmuştur.”
Galata Kulesi Kaç Katlı?
Günümüze dönecek olursak bu yüzlerce kuşak İstanbullunun mimari ayrıntılarından bahsedebiliriz. İşlenmemiş moloz taşından yapılan Galata Kulesi, tam 69,90 metre yüksekliğinde. Galata Kulesi 9 kattan oluşuyor. 7. katına kadar asansörle çıkıyorsunuz. 9. kattaki seyir terasına ulaşmak için merdivenleri kullanıyorsunuz. İnişte ise tamamen merdivenleri kullanmak durumundasınız. Galata’dan İstanbul’un en harika manzarasına ulaşabilirsiniz. Yani Galata Kulesi manzarası kesinlikle bir başka. Bu nedenle merdivenler sizi asla yıldırmasın.
Galata Kulesi’nde Yemek Yemek
Bu kesinlikle mümkün. İstanbul’un tarihî kulesinde muhteşem manzaraya karşı yemek yemek İstanbul gezisinin en güzel planlarından biri. Galata’da bulunan restoranda ayrıca bir de kafe yer alıyor. Bir tarih alanında İstanbul’un muhteşem manzarasını süzerken yeme içme deneyimini yaşamak için bile Galata Kulesi’ne gidebilirsiniz.
Galata Kulesine Nasıl Gidilir?
Galata Kulesi, Şişhane’nin alt, Karaköy’ün üst kısmında kalan Galata semtinde bulunuyor. Burası için pek çok ulaşım alternatifi var. Yenikapı-Hacıosman metrosundan Şişhane durağına ulaştıktan sonra yokuş aşağı indiğinizde birkaç dakika sonra bu kuleye gelebiliyorsunuz.
Eminönü, Vatan, Şirinevler güzergâhı üzerinde bulunan bir bölgeden geliyorsanız, Kabataş-Bağcılar tramvayını kullanabilirsiniz. Karaköy durağında indiğinizde karşı yola geçip orta kısımda bulunan büyük yokuşu kullanarak kuleye ulaşabilirsiniz. Galata tramvaydan iner inmez kendini göstereceği için onu kolaylıkla bulabilirsiniz. Yokuş yukarı çıkmak istemezseniz, tüneli kullanarak Taksim’e ulaşabilir, 5 dakika yürüyüş mesafesindeki Galata Kulesi’ne kavuşabilirsiniz.
Özel araçla; Tarlabaşı yolundan Taksim’e çıkarken sol tarafta göreceğiniz Galata Kulesi tabelasını takip etmelisiniz. Aracınızı kule çevresinde yer alan otoparklara bırakabilirsiniz.
Galata Kulesi haftanın her günü açık. Sabah saat 09.00’da kapılarını açan kule, akşam 19.00’da ziyarete kapatılıyor. Eğer kulenin kapısında uzun süre sıra beklemek istemiyorsanız kule gezinizi hafta içi bir gün için planlamanızı öneririz.
Galata Kulesi’ne Gitmişken Mutlaka Yapmanız Gerekenler
- Kuleyi gezdikten sonra çevresinde bulunan kafelerde bir kahve içebilirsiniz. Kulenin olduğu meydanda harika restoranlar da bulunuyor.
- Farklı bir lokasyona geçmek istiyorsanız yokuştan inip Karaköy’e ulaşmanızı tavsiye ederiz. Karaköy, üçüncü dalga kahvecilerin mekânı. Rengârenk sokakları, şık kahvecileri ya da salaş mekânlarıyla Karaköy, Galata ziyareti sonrası tam uğranacak yer.
- Aşağı inmeyip yukarı çıktığınızda ise sizi Galip Dede Caddesi karşılayacak. Bu cadde üzerinde harika hediyelik eşyalar, el yapımı çanta ve cüzdanlar, butik mağazalar, müzik marketler var. Etrafa baka baka çıkacağınız bu cadde sayesinde çabucak İstiklal Caddesi’ne ulaşabilirsiniz.
- Eğer Galata Kulesi ile bir fotoğraf çektirmek istiyorsanız, kuleden biraz uzaklaşmalısınız. Galata Kulesi fotoğrafı çekmek ya da Galata ile fotoğraf çekilmek için kulenin hemen önünde bulunan Büyük Hendek Sokak’a gidebilirsiniz. Bu sokakta kulenin hemen hemen her ayrıntısını kadraja sığdırabilirsiniz.
- Kuleden çıktıktan sonra bir başka önemli tarihi yapı olan Kırım Kilisesi’ne uğrayabilirsiniz.









