Ege Bölgesinin Gözbebeği İzmir’de Gezilecek En Güzel 11 Yer
Deniz kokan sokaklar, kalabalık çarşılar ve bol bol tarih. Bu şehre geldiğinizde kafanızda bir yerlerde Dario Moreno şarkısı belirebilir. Bambaşka dostluklar, bambaşka bir doku var burada. Eskiden beri süregelen kültürleriyle, yeniliklerle dolu gençleriyle misafirlerini içine çeken bir yaşam alanı burası. İzmir’e bir kere gelince gitmek istemezmiş insan. Bunu siz de hissedeceksiniz.
İzmir’e geldiğiniz anda şehrin mutlu eden havasıyla sanki uzun süredir buradaymışsınız gibi düşünebilirsiniz. Bu çok normal. Çünkü burası hem dokusuyla hem de insanıyla sıcacık bir şehir. Tarihi çarşılarında dolaşırken geçmişe gidebilir, Kordon’da eğlenceye doyabilirsiniz. Güneşli bir günde Karşıyaka vapuruyla denizin kokusunu içinize çekerken İzmir’e şöyle bir bakış attığınızda ‘’İyi ki geldim’’ diyebilirsiniz.
İzmir’de Gezilecek Yerler
İzmir’e adım atar atmaz bu şehrin büyüsüne kapılacaksınız. Ege’nin masmavi denizini seyre dalarken sokak sanatçılarının müziği gezinize eşlik edecek. İzmir’de dilediğiniz yere kolayca ulaşabileceğinizi söylemekte fayda var. Çünkü bu şehrin her bir yanı metro, tramvay gibi toplu taşıma araçlarıyla çevrili. Ancak İzmir’de yapılacak en güzel şey yürümek. Her bir sokağında başka güzelliklerle karşılaşacağınız kentte tazecik bir boyoz, yanında da bir yumurta yedikten sonra keyifli gezinize başlayabilirsiniz. İzmirliler söylemeden biz hemen şunu belirtelim: burada çekirdeğe çiğdem deniyor 🙂
İzmir Tarihi Asansör Binası
İzmir’e geldiğinizde şehrin manzarasını en güzel nerelerden izleyebilirim diye düşünüyorsanız hemen söyleyelim. Karataş semtindeki tarihi asansör 1907 yılından beri hem sağladığı kolaylık hem de manzarasıyla şehrin simge yapılarından biri haline geldi. İlk görüşte burada bir asansör olması ilginç gelebilir. Ancak Karataş bol yokuşlu ve merdivenli bir semt olduğu için 155 adımda çıkacağınız merdiven yerine asansörle çıkmak ilaç gibi geliyor. Yapılma amacı bu olsa da günümüzde asansör şehrin manzarasını izlemek isteyen ziyaretçilerle dolup taşıyor. Ayrıca asansörün teras bölümünde bir şeyler yiyip içebileceğiniz restoran da bulunuyor. Buraya geldiğinizde asansörün çıkışında bulunan şehrin meşhur sokaklarından Dario Moreno sokağını da gezi listenize mutlaka eklemelisiniz.
Agora Ören Yeri
Agora Antik Kenti, İzmir’in Kadifekale semtinde 1927 yılında keşfedilmiş bir yaşam alanı. M.Ö 4.yüzyılda Perslerin kurduğu Smyrna işte burası. Bir dönemler çarşı, pazar olarak kullanılan hatta siyasi toplantıların yapıldığı antik kent uzun yıllar toprak altında gizli kalmış. Bugün Agorayı ziyaret ettiğinizde göreceğiniz eserler ise M.S 178 depremiyle birlikte İmparator Marcus Aurelius tarafından yaptırılan Roma Agorasının kalıntıları. Agora Ören Yeri’nin ziyaret saatleri ve giriş ücretiyle ilgili güncel bilgilere buradan ulaşabilirsiniz. Ancak antik alandan çıkarılan diğer eserleri de görmek istiyorsanız İzmir Arkeoloji Müzesi’ni de ziyaret etmelisiniz.
Atatürk Müzesi
İzmir’e gelip de şehrin en özel müzelerinden Atatürk Müzesi’ni ziyaret etmeden dönmek olmaz. Alsancak’ta yürürken kalabalık kafelerin arkasında dikkatinizi çekecek olan müze, bir dönemler tarihin değişen akışına en net tanık eden yerlerdendi. 1875 yılından 1922 yılında terk edilene kadar özel konut olarak kullanılan ev, İzmir’in kurtuluşu sırasında karargâh olarak kullanılmaya başlanmış. İzmir İktisat Kongresi’nden sonra Atatürk, şehre her geldiğinde bu konakta kalmış. Atatürk’ün ölümünden sonra 1941 yılında müzeye dönüştürülen köşke geldiğinizde Atatürk’ün odasından toplantı salonuna kadar tarihi alanları ücretsiz olarak keşfedebilirsiniz.
İzmir Saat Kulesi
İzmir’e geldiğinizde ilk görmeniz gereken yerlerden birisi hangisi mi? Tabi ki herkesin bildiği ve İzmir denilince ilk akla gelen, Saat Kulesi. İzmir’le ilgili tüm fotoğraflarda, hatta İzmir’le ilgili anlatılan tüm anılarda mutlaka Saat Kulesi vardır. Çünkü burası şehrin tam kalbinde, Konak Meydanı’nda yer alıyor. Kule, 1901 yılında II.Abdülhamid’in tahta çıkışının 25. senesi adına inşa edilmiş. Yapıldığı günden beri hiç durmadan çalışan ikonik saat ise II. Wilhelm olarak bilinen Alman İmparatoru tarafından hediye edilmiş. Saat Kulesi’ni gördüğünüzde etrafındaki kalabalığa şaşırmayın. Çünkü burası aynı zamanda şehrin buluşma noktası olarak biliniyor. Belki siz de birilerini beklerken kulenin etrafındaki kuşları besleyebilirsiniz.
Kızlarağası Hanı
İzmir’in şehir merkezinin hemen içerisinde bulunan tarihi Kemeraltı Çarşısı, Havra Sokağı boyunca uzanan dükkanlarıyla İstanbul’un Eminönü sokaklarını anımsatıyor. Eski hamamlardan dükkanlara bambaşka bir kültür burası. Ancak çarşının en önemli yapısı hiç şüphesiz Kızlarağası Hanı. İzmir’e gelmeden önce bu hanı mutlaka duyarsınız. Ancak hanın büyüleyici dokusunu en güzel ziyaret ettiğinizde hissedebilirsiniz. İki kattan oluşan han, ortasında kahvecilerin bulunduğu, etrafı dükkânlarla çevrili bir mekân. Hanın içerisinde hediyelik eşyacılardan antikacılara alışveriş yapabileceğiniz birçok dükkân bulunuyor. Bol sohbetli ve pazarlıklı bir alışveriş sonrası meşhur kahvecilerde kumda kahve keyfi yapabilirsiniz. Özellikle de el yapımı şerbetleri tattığınızda buraya tekrar ne zaman geleceğinizi düşünebilirsiniz.
Kordon Boyu
Çantanızı alıp İzmir’e geldiğinizde denizin kokusunu takip edin. Kokuyu takip ettiğinizde kendinizi şehrin kalbinin attığı Kordon’da bulacaksınız. Kordon İzmir’in en hareketli ve canlı noktalarından biri. İzmir Limanı ve Cumhuriyet Meydanı arasında uzanan sahilin kenarında yemyeşil çimenler ve yürüyüş yolu yer alıyor. Çimlere uzanan üniversiteli gençler, sabah yürüyüşüne çıkanlar ve şehrin neşeli çiçekçileri işte bu kordonda gününü geçiriyor. Kordonun etrafında yer alan çeşit çeşit restoran ve kafeler de şehrin gözde mekanlarından. Gecesi başka gündüzü başka güzel olan Kordon’da gün batımının bu şehirdeki en güzel haline tanıklık edebilirsiniz.
İzmir Arkeoloji ve Etnografya Müzesi
İzmir gibi büyük şehirlerin en güzel yanı da köklü geçmişiyle örtüşen Arkeoloji müzeleri. Konak’ta bulunan İzmir Arkeoloji Müzesi, 1831 yılında kurulan eski bir veba hastanesinden dönüştürülmüş. Müzenin içerisinde İzmir ve çevresinde bulunan antik kent ve kazı alanlarından çıkarılan tarihi eserler sergileniyor. Efes Harabeleri’nden Milet Antik Kenti’ne kadar medeniyet tarihinin önemli eserlerini müzede görebilirsiniz. İzmir Arkeoloji Müzesi’nin güncel giriş ücretleri ve ziyaret saatleri için buradan bilgi alabilirsiniz.
Aziz Polikarp Katolik Kilisesi
Tarihi yapıları gezmeyi sevenlerdenseniz İzmir gezi listenize St. Polycarp Kilisesi’ni de mutlaka ekleyin. Aziz Polikarp Kilisesi şehrin en eski yapılarından biri. Kilise 1625 yılında Kanuni Sultan Süleyman ve Fransa Kralı 13. Luis tarafından Aziz Polikarp adına inşa edilmiş. Kilise günümüzde halen ibadet için kullanılıyor. Kiliseyi Pazar günleri hariç haftanın her günü 15.00-17.00 saatlerinde ziyaret edebilirsiniz. Ancak gittiğinizde kapı kapalıysa şaşırmayın. Zile basmanız yeterli. Genelde grup ziyaretleri kabul ediliyor. Ziyaret edebilirseniz içerisinde bulunan freskleri incelemeyi de unutmayın.
Alsancak Sevgi Yolu
Alsancak Sevgi Yolu’nu upuzun ve sıra haline dizilen palmiye ağaçlarından da tanıyabilirsiniz. Araç trafiğine kapalı olan sokakta alışveriş yapabileceğiniz birçok tezgâh bulunuyor. El işi tezgâhları, sahaflar derken alışveriş sonrası güzel bir kahve keyfi yapabileceğiniz kafeler de hemen sokağın yanı başında yer alıyor. Sanat eserlerine doyacağınız sokağın gündüzü de gecesi de oldukça kalabalık. Şehir içinde yürüyerek sokağı kolayca bulabilirsiniz. Ancak metroyla gelmeyi tercih ediyorsanız Çankaya durağında indikten sonra biraz yürümeniz gerekiyor.
Latife Hanım Köşkü Anı Evi
İzmir’e gelmişken şehrin klasiklerinden biri olan Karşıyaka vapurlarına binerek Karşıyaka’ya geçebilirsiniz. Karşıyaka sahilinde iskeleden indiğinizde çok özel bir yer sizleri karşılıyor. Mustafa Kemal Atatürk’ün eski eşi Latife Hanım’ın köşkü tam da bu noktada yer alıyor. Latife Hanım’ın ailesine ait olan konak Atatürk’ün annesi Zübeyde Hanım’ın da son günlerinde yaşadığı yer. Bu nedenle konak oldukça önemli bir değere sahip. Konak 2008 yılında müze ve anı evi olarak eski hali bozulmadan düzenlenmiş. Konağın içerisinde eski eşyaların yanı sıra Atatürk, Zübeyde Hanım ve Latife Hanım’ın balmumu heykelleri de sergileniyor. Müzeyi gezdikten sonra köşkün bahçesinde yer alan kafeteryada bir şeyler içerek dinlenebilirsiniz.
Şadırvanaltı Cami
İzmir’de ziyaret edebileceğiniz tarihi camilerden biri olan Şadırvanaltı Cami şehrin en özel yapılarından. 1636 yılında inşa edilen cami, görkemli mimarisiyle ziyaretçilerini büyülüyor. Cami tarihi Kemeraltı Çarşısı’na da oldukça yakın olduğu için çevresinde dolaşabileceğiniz dükkanlar ve tarihi çay bahçeleri de yorgunluk atmanız için güzel alternatiflerden.











