Karadeniz Turunun Başkahramanı Trabzon’da Gezilecek Yerler
Müzikleri, neşeli halkı, kendine has kültürü, hamsi ve köfte aşkıyla dolu dolu bir şehir burası. Hırçın Karadeniz’in yemyeşil doğayla yumuşadığı bu kent, son yılların en güzel doğa rotası. Özellikle büyük şehirlerde yaşayanlar için bir oksijen deposu olan Trabzon’u, yakından incelemek istiyoruz.
Trabzon’da Gezilecek Yerler
Çok eski zamanlara dayanan tarihi ve farklı medeniyetlere ev sahipliği yapmasının yanında, hala kendini koruyan doğasıyla Trabzon, keşfedilmeye değer bir rota. Yemyeşil yaylaları, lezzetli balıkları ve tarihi mimari yapılarıyla Trabzon görülecek yerler bakımından oldukça zengin.
Trabzon Ayasofya Müzesi
1238-1263 yılları arasında inşa edilen, tarih boyunca seyyah ve araştırmacıların dikkatini çeken kilise, günümüzde bizi müze olarak karşılıyor. Trabzon Ayasofya Müzesi önce depo, 1. Dünya Savaşı sırasında hastane ve sonra cami olarak kullanılmış. Fakat bugün, Trabzon müzeleri arasında en öne çıkan yapı kendisi. Bizans mimarisinin en güzel örneklerinden olan bu yapı, görkemli bir tarihi eser. Hz. Havva ve Hz. Adem’in yaratılışından Hz. İsa’nın yaşamına kadar birçok ayrıntının betimlendiği bu kilisede, mozaikler ve freskler ayrıca önem taşıyor. Yaşayan bir tarih olduğunu göreceğiniz bu müze, şehir merkezinde bulunuyor.
Trabzon Atatürk Köşkü
1890 yılında Kostantin Kabayanidis tarafından yazlık olarak inşa edilmiş ve devletin himayesine girmiş olan köşk Soğuksu’da bulunuyor. 1924’ten bu yana Atatürk’ün Trabzon’daki evi olarak bilinen bu köşk,1943 yılından bu yana halkın ziyaretine açık. Görkemli merdivenleri, başarılı dekorasyonu ve bahçesiyle göz dolduran bu köşkü önemli yapan ise manevi değeri.
Atatürk, Trabzon’a ziyaretleri sırasında bu köşkte kalmış. Bu nedenle Trabzonlular onun anısına sahip çıkarak bu yapıyı Atatürk ile bağdaştırmış. Avrupai mimari çizgilerin görüldüğü bu köşkte döneme ait mobilyaları ve Atatürk’e ait kişisel eşyaları görebilirsiniz.
Trabzon Kalesi
Şehrin merkezi bölgesi Ortahisar’da bulunan bu kale, Trabzon’un en eski yapılarından olarak kabul ediliyor. Çünkü buranın tarihi Romalılara kadar dayanıyor. Kalenin surları, günümüze kadar kalabilmiş güzelliklerden. Yukarı Hisar, İç Kale, Orta Hisar ve Aşağı Hisar olmak üzere farklı bölümlere ayrılmış olan bu kale, yüksek bir kaya kitlesinin üzerinde bulunduğu için görkemiyle de dikkat çekiyor.
Uzungöl
İşte, beklenen lokasyona geldik! Özellikle son yıllarda kitleler tarafından bolca ziyaret edilen Uzungöl, Trabzon’un yeşilini temsil eden güzelliklerin başını çekiyor. Göl çevresinin tamamen ormanlarla kaplı olduğuna şahit olacağınız bu güzel alan, Trabzon’un en popüler yaylası. Bu nedenle son yıllarda burası için sessiz-sakin yorumu yapamayabiliriz. Vadide zeminleri örten çiçekler, bölgenin yaylaları ve gölleri büyüleyici manzaralar sunuyor. Göl kenarında yer alan alabalık restoranları, kahvaltılar ve butik otellerin varlığıyla tam bir tatil yeri olan Uzungöl, Trabzon’un olmazsa olmaz destinasyonu.
Sera Gölü
Hazır konu göllerin yeşillikle buluştuğu muhteşem sahnelere gelmişken Sera Gölü’nden de bahsedelim. Son yıllarda keşfedilen Sera Gölü, yerli ve yabancı turistler tarafından çok çabuk kabul edilen bir doğa alanı. Şehir merkezine 10, Akçaabat sahile ise sadece 3 kilometre uzaklıkta bulunan bu göl, tertemiz suyu ve muhteşem manzarasıyla dikkat çekiyor.
Sümela Manastırı
Sümela Manastırı, Maçka’da bulunan bir tarih harikası. “Trabzon’a gidelim.” fikri çıkar çıkmaz düşünme baloncuğunda canlanıveren bu yapı, şehirle bütünleşen bir yer. Sümela Manastırı, Meryem Ana Manastırı olarak da biliniyor. 375-395 yıllarında temelleri atılan Sümela Manastırı, 13.yy’da tamamlanmış. Fakat, 18. yy’da yenilenmiş ve 19. yy’da ise ek binalarla zenginleştirilmiş. Günümüzde restorasyon çalışmalarının 4 yıl sürdüğü Sümela Manastırı’nı ziyaret edebiliyorsunuz. Kayalıkların üzerine inşa edilen bu heybetli yapıya ulaşmak için biraz tırmanmanız gerekecek. Bizim için manastırı arkanıza alıp yeşilin size eşlik edeceği bir selfie çekilmeyi unutmayın.
Vazelon Manastırı
Sümela’ya gitmişken mutlaka uğramanız gereken bir yer olan Vazelon Manastırı, Maçka’ya 8 km uzaklıkta olan Kiremit Köyü’nde bulunuyor. 270-317 yılları arasında inşa edilen bu manastır, korunmuş freskleri ile dikkat çekiyor. Bazı tarihçilere göre, gelir kaynaklarıyla Sümela Manastırı’nın yapılmasına bolca destek olan bu manastır, tarih severleri büyüleyecek ayrıntılara sahip. Sümela Manastırı kadar görkemli olmasa da burayı da keşfetmenizde fayda var.
Küçük Ayvasıl Kilisesi
Sizi şehrin en eski kiliselerinden biriyle tanıştıralım. Küçük Ayvasıl Kilisesi’nin (St.Anna Kilisesi) kapısında, 884-885 tarihinde I. Basil zamanına ait onarım kitabesi bulunuyor. Bu nedenle kilisenin daha eski bir tarihte yapıldığı düşünülüyor. İçerisindeki eski dönem fresklerle dikkate çeken bu kilise, üç nefli harika bir bazilika. Trabzon şehir merkezinde görebileceğiniz bu yaşlı mimari yapıyı ziyaret etmeniz gezi planınızı güçlendirecek. Küçük Ayvasıl Kilisesi ziyaret saatleri için tıklayın.
Gülbahar Hatun Cami
Yavuz Sultan Selim’in annesi Gülbahar Hatun’un hatırasına yapılan cami, Ortahisar’da bulunuyor. Bir Külliye olarak yapılan bu yapıdaki hamam, medrese ve mektep yıkılmış fakat cami ve türbe günümüzde hala kendini koruyor. Erken dönem Osmanlı mimarisinin yansımasını Trabzon’da görmek isterseniz, bu camiye de bir uğrayın deriz.
Boztepe
Şehir merkezinin 3 km uzaklığında bulunan, Trabzon manzarasının en iyi göründüğü yerlerden biri: Boztepe. Karadeniz ve şehir manzarasını izlerken çay içebileceğiniz ünlü çay bahçesi burayla bütünleşmiş durumda. Eğer bir Trabzon fotoğrafı çekmek isterseniz, bu bölgenin oldukça fotojenik olduğunu söyleyebiliriz.









