Rengarenk Yapılarıyla: Moskova’da Gezilecek Yerler

Rengarenk Yapılarıyla: Moskova’da Gezilecek Yerler

Dünyanın birçok noktasında adeta masal diyarlarından fırlamış gibi gözüken şehirler var. Ama Rusya’nın başkenti Moskova bu konuda oldukça iddialı bir şehir. Rengarenk kubbeli katedralleri, kırmızının en canlısını görebileceğiniz dünyaca ünlü müzesi ve daha nice yapısıyla Moskova gerçek bir mimari şölene sahne oluyor. 1480 yılından beri ülkenin başkenti olarak yaşamın sürdüğü şehir, aynı zamanda dünyanın en eski metro hattına da ev sahipliği yapıyor. Soğuk iklimi sizi korkutmasın, Moskova’da görecekleriniz içinizi ısıtacak!

Moskova’da Gezilecek Yerler

Dünyanın en büyük yüz ölçümüne sahip ülkesi Rusya’nın kalbinin attığı bu şehir, gezginlerin en sık ziyaret ettiği rotalardan biri. Lüks yaşamın ve tarihi atmosferin birleştiği bu kentte, nice tarihi olaylara tanıklık etmiş meydanlarla ve yapılarla karşılaşacaksınız. Bugün şehrin birçok noktası turistik olarak ziyaret ediliyor ama özellikle de Kızıl Meydan şehrin öncelikli gezi merkezlerinden.

Zaten şehrin simgelerinin birçoğu da bu meydanda yer alıyor. Dünyaca ünlü Aziz Vasil Katedrali, GUM alışveriş merkezi, Sovyet lider Lenin’in mozolesi ve daha birçok yapıyı Kızıl Meydan gezinizde görebilirsiniz. Tabii ki Moskova bunlardan ibaret değil, hazırsanız şehri keşfe çıkabiliriz.

Borovitsky Tepesi’nden: Kremlin Sarayı

Rusya’nın en ünlü yapılarından Kremlin Sarayı, Moskova’nın en çok merak edilen yapılarından biri olarak karşımıza çıkıyor.

Rusya’nın en ünlü yapılarından Kremlin Sarayı, Moskova’nın en çok merak edilen yapılarından biri olarak karşımıza çıkıyor. Moskova Nehri’nin kuzey bölümünde yer alan sarayın yapım tarihi 12.yüzyıla kadar dayanıyor. Ancak 12.yüzyılda yapıldığı dönemlerde bina ahşap malzemeden oluşuyormuş. Moğol istilası sonucunda saray yıkılacak duruma geldiği için 15.yüzyılın sonlarında yeniden inşa edilmiş. Sarayın 2 km uzunluğundaki savunma duvarı ve ünlü Ivan Çan Kulesi ise ancak 17.yüzyılda tamamlanabilmiş.

Eski tarihlerden beri Rusya’nın yönetildiği devlet binası olarak kullanılan saray, günümüzde halen devlet başkanının resmi dairesi olarak kullanılıyor. Bu yüzden sarayın birçok noktası ziyarete açık değil. Ancak yine de sarayın turistler için açılan belli bölümlerini ziyaret edebiliyorsunuz. Sarayın güncel ziyaret saatleri ve giriş ücretlerini resmi sitesinden takip edebilirsiniz.

Şehrin Tam Kalbinde: Kızıl Meydan

Moskova’nın merkezi olarak da bilinen Kızıl Meydan, şehrin en önemli ikonik simgelerine de ev sahipliği yapıyor.

Moskova’nın merkezi olarak da bilinen Kızıl Meydan, şehrin en önemli ikonik simgelerine de ev sahipliği yapıyor. Eski tarihlerde idamların ve siyasi olayların yaşandığı bu meydan, nice tarihi olaylara tanıklık etmiş. Kızıl Meydan’ın ismi sürekli değiştirilmiş ama bu isim 17. yy’dan beri kullanılıyor. Bu isim meydanın kızıl olmasından gelmiyor tabii. Rusçada  krasnaya sözcüğü eskiden güzel anlamına gelirmiş. Zamanla bu sözcük kızıl anlamında kullanılmış. Resmigeçit törenleri ve kutlamaların yapıldığı meydan, günümüzde şehri ziyaret eden turistlerin ilk geldiği yer oluyor.

400 metre uzunluğundaki meydana geldiğinizde ziyaret edebileceğiniz birçok yapı bulunuyor. Aziz Vasil Katedrali, Lenin’in Mozolesi ve Minin ve Pozharsky Anıtı’nı ziyaret edebilirsiniz. Meydana geldiğinizde sokak sanatçılarının gösterilerini de görebilirsiniz ama genellikle havanın çok soğuk olduğu günlerde ortalıkta gözükmüyorlar. Meydanda turist olduğunuzu fark eden bazı satıcılar, şapka gibi yöresel ürünleri size olduğu fiyattan çok daha yüksek fiyatlara satmaya çalışabilir, buna dikkat etmenizi öneririz. Pazarlık her zaman iyidir.

Meydanda gezinizi bitirdikten sonra şehrin en ünlü GUM alışveriş merkezini de ziyaret etmeyi unutmayın. Alışveriş merkezi içindeki mağazalar biraz pahalı ama alışveriş yapmasanız bile eşsiz atmosfer eşliğinde ünlü kafelerde kahve molası verebilirsiniz.

Masal Kubbeleri ile: Aziz Vasil Katedrali

Kızıl Meydan’a geldiğinizde tüm ihtişamıyla sizi büyüleyecek Aziz Vasil Katedrali, bundan yüzlerce yıl önce, 1555 yılında inşa edilmiş.

Kızıl Meydan’a geldiğinizde tüm ihtişamıyla sizi büyüleyecek Aziz Vasil Katedrali, bundan yüzlerce yıl önce, 1555 yılında inşa edilmiş. 1561 yılına kadar inşaatı süren katedral, IV. İvan’ın emriyle yapılmış. İtalyan mimarların tasarladığı binanın içerisinde 10 ayrı şapel bulunuyor. Katedralin en çok dikkat çeken ve şehrin simgesi haline gelen bölümü tabii ki soğana benzetilen rengarenk kubbeleri.

Böylesine ilginç bir mimariye sahip olan katedralin dünyaca ünlü olması şaşırtıcı değil. Zira katedrali gören herkes içini görmeden bile dışına hayran kalıyor. Katedral günümüzde müze olarak halkın ziyaretine açık. Müzenin içerisinde dini koleksiyonlar ve Aziz Vasil’in mezarını da gezebilirsiniz. Katedralin giriş ücreti diğer müzelere göre biraz yüksek, gitmeden önce buradan güncel fiyatı kontrol edebilirsiniz.

Rusya Tarihine Yolculuk: Devlet Tarih Müzesi

Kızıl Meydan’a geldiğinizde gezebileceğiniz şehrin turistik alanlarından birisi de ünlü Devlet Tarih Müzesi. Bu kırmızı binayı gördüğünüz anda etkileneceğinizi biliyoruz. Ama içinde yer alan koleksiyonlar, emin olun dış mimarisi kadar etkileyici atmosfere sahip. 1883 yılında İmparator III. Alexander tarafından açılan müze, 4,5 milyonu aşkın tarihi esere ve koleksiyona ev sahipliği yapıyor.

Müzenin içerisinde eski çağlardan yakın tarihe kadar ayrı ayrı sergi bölümleri ve odaları yer alıyor. İmparatorluk koleksiyonları ve Orta Çağ Rus sergisi müzenin en çok ilgi çeken bölümlerinden. Müzeyi ziyaret etmek istediğinizde, güncel giriş ücretlerini ve ziyaret saatlerini resmi sitesinden kontrol edebilirsiniz.

Lüks Alışverişin Adresi: GUM

GUM, geçmişi 1520 yılına kadar dayanan eski bir çarşı.

Moskova gezinize renk katacak bir alışveriş merkezi ile karşınızdayız. Seyahatlerinizde alışveriş merkezlerini gezmeyi sevenlerden değilseniz, buranın tipik alışveriş merkezlerinden çok farklı olduğunu söylemeliyiz. Tarihi atmosfer içerisinde, enfes mimariye sahip bir binadan bahsediyoruz. GUM, geçmişi 1520 yılına kadar dayanan eski bir çarşı. 1812 yılında yaşanan Borodino Savaşı sonrası yıkılan bina, 1890 yılında yeniden inşa edilerek bugünkü halini almış.

Neo-Rus mimarisinin izlerini taşıyan yapı, bir dönemler, Stalin’in karargahı olarak da kullanılmış. Daha sonra Türk mimarların restore ettiği alışveriş merkezi, günümüzde lüks alışverişin en keyifli adreslerinden biri haline gelmiş. Görkemli mimarisi, geniş ve uzun koridorları ve ünlü restoranlarıyla büyüleneceğiniz alışveriş merkezini, 10.00-22.00 saatleri arasında ziyaret edebilirsiniz.

İçi Dışı Sanat: Bolşoy Tiyatrosu

Tarih ve sanat tutkunuzu doyuracak bir yapıyla karşınızdayız. Moskova’nın en ünlü tiyatro binası Bolşoy Tiyatrosu, kurulduğu 1776 yılından beri şehrin sanat merkezi desek yanlış olmaz. Joseph Bove’nin tasarladığı bu eşsiz yapının içi de dışı da bambaşka bir estetiğe sahip. Tiyatro binası Ekim Devrimi yaşanana kadar imparatorluğa bağlı tiyatro gösterilerine ev sahipliği yapmış.

1918 sonrası bir bölümü müze olarak kullanılmaya başlanan yapı, günümüzde Rusya’nın en önemli bale topluluklarından Bolşoy Bale Topluluğu’nun gösterilerine ev sahipliği yapıyor. Dilerseniz tiyatronun etkinlik takvimini kontrol ederek, keyifli bir gösteri izleyebilir ya da tarihi tiyatro salonunu ve müze bölümünü gezebilirsiniz. Tiyatronun etkinlik takvimi ve ziyaret bilgileri için buraya bakabilirsiniz.

Moskova’ya Tepeden Bir Bakış: Serçe Tepeleri

Moskova Devlet Üniversitesi’nin olduğu alanda bulunan Serçe Tepeleri, adeta seyir terası kıvamında.

Sıkı durun! Moskova’nın şehir manzarasını en güzel izleyebileceğiniz yeri söylüyoruz. Moskova Devlet Üniversitesi’nin olduğu alanda bulunan Serçe Tepeleri, adeta seyir terası kıvamında. Eskiden tepenin ismi Lenin Tepeleri olarak geçiyormuş ancak artık Serçe Tepeleri ismi kullanılıyor. Stalin’in isteğiyle yapılan ve 1953 yılında tamamlanabilen üniversite 36 katlı, görkemli mimariye sahip bir yapı. Sırtınızı üniversiteye döndüğünüz zaman şehrin manzarasının keyfini çıkarabilirsiniz. Manzaranın keyfi gündüz de gece de güzel. Ama özellikle de hava karardıktan sonra şehrin ışıkları benzersiz bir manzaraya sahne oluyor!

Müze Tadında Metro: Moskova Metrosu

ünyanın en eski metrolarından biri olarak bilinen Moskova metrosu, 1935 yılından beri hizmet veriyor.

Gezi listesinde metro olur mu diye şaşırmayın. Zira Moskova’nın metrosu ayrı gezi noktası olmayı hak edecek kadar harika bir alan. Dünyanın en eski metrolarından biri olarak bilinen Moskova metrosu, 1935 yılından beri hizmet veriyor. Stalin’in kalkınma planı projelerinden biri olan metro hattı, günümüzde 203 durakla hizmet vermeye devam ediyor. Tabii metro hattının dikkat çekici özelliği sadece bu rakamlar değil.

Metro istasyonlarının her biri neredeyse saray kıvamında dizayn edilmiş. Hattın yapımında tam tamına 80 bin işçi çalışmış. Böylesine büyük mimari ve mühendislik dehasını şehirde hem ulaşım için hem de ayrı bir gezi noktası gibi ziyaret edebilirsiniz.

Biraz da Yeşile Doyalım! Gorky Park

Sovyetler Birliği döneminde kurulan Gorky Park'ı, Rusya’nın Central Park’ı desek yanlış olmaz.

Sovyetler Birliği döneminde kurulan şehir parkı, Rusya’nın Central Park’ı desek yanlış olmaz. 1928 yılında Maksim Gorki adına açılan park, şehrin içinde doğaya kaçmak için harika bir alternatif. İki farklı yeşil alanın bulunduğu parkta, yürüyüş ve bisiklet parkurları, spor sahaları, toplu yoga platformları ve güneşlenme alanları gibi onlarca etkinlik bölümü yer alıyor.

Arasından Moskova Nehri geçen parkın her noktası ayrı keyifli ama özellikle de nehir kenarında bulunan alanlarda vakit geçirmek insana farklı bir huzur veriyor. Parka geldiğinizde spor etkinliklerine katılabilir, nehir üzerinde tekne gezilerine katılabilir ya da kendi başınıza yeşilliğin tadını çıkarabilirsiniz.