Sanat, Çiçek ve Bir Tutam Huzur: Fransa’nın En Güzel Köyleri ve Kasabaları
Fransa’nın şehir dokusu da köy yaşantısı da bambaşka bir dokuya sahip. Kırsal yaşamın huzur dolu, sakin ve dinlendirici etkisini tatmak için en güzel alternatiflerden biri Fransa’nın köyleri ve kasabaları. Kimi köy denize yüksek bir tepeden bakarken, kimisi lavanta bahçelerinin ardından huzurlu bir selam veriyor.
Tarihî sokakları ve taş konaklarıyla büyüleyici dokuya sahip bu küçük köy ve kasabalarda, ruhunuzu dinlendirecek harika bir gezi gerçekleştirebilirsiniz. Gurme lezzetler, sanat galerileri, kanal gezileri ve daha nicesi…Ünlü bir ressamın tablosundan çıkmış gibi hissettiren bu şirin köylere hayran kalacaksınız.
Fransa’nın Köyleri ve Kasabaları
Bambaşka deneyimlere yelken açmak isteyenlerdenseniz rotanızı Avrupa’nın en güzel köylerine ev sahipliği yapan Fransa’ya çevirebilirsiniz. Bu küçük, şirin kasaba ve köylere yapacağınız gezide, kendinizi romantik bir kitabın içinde hissedebilirsiniz. Eze, Gerberoy, Annecy gibi Fransa’nın bu ünlü ve şirin noktalarında, unutamayacağınız bir yolculuğa hazır olun.
Gerberoy
Rengârenk çiçekleri, ahşap ve tuğlanın birbirine en çok yakıştığı tarihî evleri ve daracık sokaklarıyla Gerberoy tam bir Fransız köyü. Paris’e iki saat uzaklıktaki bu eşsiz kasaba, Fransa’nın İngiltere sınırına da oldukça yakın. O yüzden de tarihte uzun yıllar boyunca birçok çatışmaya tanık olmuş. Ancak günümüzde köyde oldukça huzurlu bir ortam var. Köyün nüfusu 100 kişiden az ve 20. yüzyılın ünlü ressamlarından Henri le Sidaner de bir dönem Gerberoy’da yaşamış ve kendi bahçesinin yanı sıra köyün dört bir yanına güller dikmiş. Ressamın geleneği Gerberoy’da halen devam ediyor. Özellikle de ilkbaharda ziyaret ederseniz, etrafınızı saran güller eşliğinde her sene mutlaka düzenlenen Gül Festivali’ne de katılabilirsiniz.
Eguisheim
Fransa’nın en ünlü köylerinden Eguisheim, sarı renkli evleri, taş sokakları ve üzüm bağlarıyla meşhur, harika bir köy. Sevgi dolu bir ressamın elinden çıkmış gibi gözüken bu renkli köy, Fransa’nın Alsas-Loren bölgesinde bulunuyor. Labirenti andıran yerleşimiyle harika bir gezi olanağı sunan köyü iki saatte bile gezmek mümkün. Köyün sokaklarında gezerken, rengârenk boyanan evlerin pencerelerinden sarkan çiçeklerin kokusu başınızı döndürebilir.
Özellikle de fotoğraf tutkunları için doğal stüdyo tadındaki Eguisheim Köyü, üzüm bağlarından toplanan üzümleriyle de ünlü. Köye geldiğinizde bağ tadımı yapan grup etkinliklerine katılarak bu lezzetli üzümleri tadabilirsiniz. Köyün en meşhur evlerinden Le Pigeonnier isimli köşe evi ise mutlaka görmeniz gereken yerlerin başında geliyor.
Eze
Fransa’nın kartal yuvası olarak da bilinen Eze Köyü, Güney Fransa’nın Cote d’Azur bölgesinde yer alıyor. Nice şehrine sadece 12 km mesafedeki bu şirin köy, yüksek bir dağın üzerine kurulmuş. Tarih dolu dar sokakları, ünlü Notre Dame Kilisesi ve taş evleriyle hayran kalacağınız Eze, özellikle de son yıllarda ülkeyi ziyaret eden turistlerin gözdesi. Köye geldiğinizde yapabileceğiniz en güzel şey basamaklarla kıvrılan dar sokaklarında keşif turuna çıkmak.
Bu köyde en çok karşılaşacağınız şeylerden birisi de sanat galerileri. Özellikle de sanat tutkunları bu galerileri gezerken keyifli vakit geçirebilir. Köyde dolaşırken göreceğiniz çeşit çeşit kaktüslere de hayran kalacaksınız. Dünyanın en önemli filozoflarından Nietzsche’nin de bir zamanlar yürüdüğü, ünlü Nietzsche Yolu’nda da keyifli bir yürüyüşe çıkmayı unutmayın.
Ribeauville
Fransız köyü denince ilk akla gelen ikonik yerlerden birisi de Ribeauville Köyü. Ülkenin en çok ziyaret edilen köylerinden biri olan Ribeauville, özellikle gurme lezzetleri tatmak isteyenler ve mimariyle ilgilenenler için harika bir rota. Kuzey Fransa’da bulunan Alsas bölgesindeki köy, üzüm bağlarıyla da oldukça ünlü. Köyün tarihî evlerinin her biri incelemeye değer güzellikte. Renk renk çiçeklerle donatılmış bu ahşap evler özellikle de fotoğraf tutkunları için harika bir ortam yaratıyor.
Vosges Dağları’nın eteğine kurulan köye geldiğinizde en ünlü noktası olan Grand Rue Caddesi’ni mutlaka görmelisiniz. Cadde üzerinde yer alan hediyelik eşya ve geleneksel ürünlerin satıldığı mağazalar, köyün ruhunu yansıtan en güzel detaylardan.
Vezelay
Fransa’da açık hava müzesi tadında bir köyü ziyaret etmek isterseniz rotanızı Vezelay Köyü’ne çevirebilirsiniz. Fransa’nın Yonne şehri sınırlarında yer alan bu küçük köy aynı zamanda 12. yüzyıldan beri oldukça önemli bir dini merkez. Köyün en çok dikkat çeken yapısı, UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde de yer alan Aziz Mary Magdalene Bazilikası. Mimari yapısıyla da herkesin hayran kaldığı yapı, köyün tepe noktasında ziyaretçilerini karşılıyor.
Köy oldukça küçük. Bu yüzden köyü iki saat içinde baştan sona kolayca gezebilirsiniz. Köyün tarihî sokaklarında kurulan organik ürünlerin satıldığı tezgâhlarda tadacağınız lezzetlerle kendinizi gurme gibi hissedebilirsiniz. Köyde dolaşırken Jules Roy, Georges Bataille ve Romain Rolland gibi ünlü yazarların kaldığı evleri de görmeyi unutmayın.
Colmar
Fransa’da kasaba ruhunu en güzel hissedebileceğiniz yer Colmar. İsviçre ve Almanya’nın sınırında bulunan bu renkli kasaba, Alsace bölgesi içinde yer alıyor. 9. yüzyılda kurulan bu masal kasabasına üç ülkeden de kolayca ulaşmak mümkün. Kasabaya geldiğinizde ilk dikkatinizi çekecek şey, ahşap evlerle çevrili meydanda yer alan Özgürlük Heykeli olacak. New York’un simgesi olan heykeli tasarlayan heykeltıraş Frederic Auguste Bartholdi bu kasabada doğduğu için heykelin aynısının minyatürü buraya da dikilmiş.
Kasabanın en ünlü yeri ‘’Petite Venice’’ olarak da bilinen kanal bölgesi. Rengârenk evlerin arasında, kanalda harika bir sandal gezisine çıkabilirsiniz. Colmar’a geldiğinizde Bartholdi Müzesi’ni, sokakta kurulan renkli pazarlarını, tarihî Kafalar Evi’ni ve lezzet dolu restoranlarını da gezilecek yerler listenize kaydedin.
Sault
Lavanta bahçelerini sevenler için harika bir köyden bahsedeceğiz. Fransa’nın Provence bölgesinde yer alan bu küçük köy, son yıllarda turistlerin sık sık ziyaret ettiği yerlerden biri haline geldi. Bunun en büyük nedenlerinden biri ise köyün tarihî dokusunun yanı sıra mor rengin hâkim olduğu lavanta bahçeleri. Küçük bir alana kurulan bu köyün tarihi yüzlerce yıl öncesine dayanıyor. Eski taş evleri ve festivalleriyle ünlü olan bu köyü, çok kısa sürede gezebilirsiniz. Sessiz ve sakin bir gün geçirebileceğiniz köyde sadece bir tane market ve restoran var. Köye geldiğinizde sokakları ve lavanta bahçelerini gezdikten sonra lavantayla yapılan doğal ürünler satan mağazaları dolaşabilirsiniz.
Annecy
Fransa’nın İsviçre sınırında yer alan Annecy aslında kasaba ya da köy değil, küçük bir şehir. Şehir olarak kabul edilmesinin nedeni ise nüfus sayısı. Ama Annecy her yönüyle tam bir Fransız kasabası tadında. Alp Dağları manzarası, su kanalları ve tarihî yapılarıyla hayran kalacağınız bu küçük kent, 11. yüzyıldan beri bölgenin en önemli noktalarından biri. Bu etkileyici kentte görmeniz gerekenler arasında Annecy Gölü, Avrupa Bahçeleri, Annecy Kalesi ve birçok katedral yer alıyor. Geziniz sırasında kentin ‘’Eski Şehir’’ bölgesinde yer alan tarihî restoranlarda lezzetli bir akşam yemeği planını da yapılacaklar listenize eklemelisiniz.
Saint Paul de Vence
Fransa’nın Nice şehrine sadece 20 km uzaklıktaki bu şirin köy, Orta Çağ döneminden kalmış yapılarıyla oldukça keyifli bir gezi noktası. Taş sokakları, tarihî evleri, evlerinin rengârenk panjurları, butik pastaneleri ve sanat galerileriyle Saint Paul de Vence bambaşka bir dokuya sahip. Bu tarihî köy sanatla öylesine iç içe ki bir dönemler Picasso, Miro ve Chagall gibi dünyaca ünlü ressamların da sık sık vakit geçirdiği yerlerden biri olmuş. Saint Paul de Vence geldiğinizde sanata, tarihe ve Fransa’nın gurme lezzetlerine doyabilirsiniz. Köyün taş sokaklarında eşsiz fotoğraflar çekilmeyi de unutmayın.
Gordes
Fransa’nın Sault gibi lavanta bahçeleriyle ünlü bir diğer köyü de Gordes. Zaten iki köy de Fransa’nın Provence isimli bölgesinde yer alıyor. Gordes bölgenin en popüler köylerinden biri. Yamaç üzerine kurulan bu tarihî yerleşim yerinde eski taş evler ve lavanta bahçeleri ziyaretçilerin favorisi. Taş kaldırımlı sokakları ve lüks villaları ile dikkat çeken köye geldiğinizde, köyün birkaç kilometre ötesindeki ünlü Senanque Manastırı’nı da keşif listenize mutlaka eklemelisiniz. Lavanta tarlasının içinde yer alan manastır, ünlü bir ressamın tablosundan çıkmış kadar güzel. Manastırın önündeki tarlaya giriş olmasa da önünde harika bir fotoğraf çektirebilirsiniz.
Grasse
Fransa’nın Provence bölgesinde bulunan ünlü köylerinden bir diğeri de Grasse. Grasse Köyü parfümün başkenti olarak da biliniyor. Köyün sokaklarında dolaşırken burnunuza dört bir yandan mis gibi kokular gelebilir. İsterseniz sevdiklerinize bu dünyaca ünlü parfümlerden satın alabilirsiniz. Tabii bölgede bulunan tüm köyler gibi Grasse’de de lavanta tarlaları var. Bu yüzden köyün birçok noktasında lavanta ürünleri ve parfüm satan birçok butik mağaza var. Köye gelmişken lavantalı dondurmayı da denemek gerek.














