Güneş Adası Kuzey Kıbrıs’ta Tarihi Bir Keşif

Güneş Adası Kuzey Kıbrıs’ta Tarihi Bir Keşif

Biraz güneş, biraz deniz, Kıbrıs’ın yazı da kışı da bambaşka bir his. Doğu Akdeniz’in en büyük adası Kıbrıs, yaz turizminin cazibe merkezlerinden. Lüks otelleri ve masmavi koyları ile Kıbrıs, her yıl turistlerin gözdesi. Ancak Kıbrıs’ın doğal güzelliklerinin içinde, köklü bir tarih yattığını da belirtelim. Hititler, Venedikliler ve Osmanlı gibi büyük medeniyetlerin hüküm sürdüğü Kıbrıs, binlerce yıllık tarihi eserleriyle de adeta bir açık hava müzesi. Her bir taşında tarihin izini görebileceğiniz Kıbrıs’ta unutamayacağınız bir gezi gerçekleştirebilirsiniz.

Kıbrıs’ta Gezilecek Yerler

Ön bilgi olarak söyleyelim; Kuzey Kıbrıs’ı kimlikle ziyaret edebilirsiniz, pasaportunuz olmasına gerek yok.

Kıbrıs’ta toplu taşıma fazla gelişmiş değil. Birçok yere taksiyle ulaşmak zorunda kalabilirsiniz, hazırlıklı gitmenizde fayda var. Araç kiralamayı düşünüyorsanız, direksiyonların sol tarafta değil sağda olduğunu da belirtelim. Tüm hazırlıklar tamamsa, bavulları hazırlamadan önce Kıbrıs’ta göreceğiniz tarihi yerleri keşfedelim.

St. Hilarion Kalesi

Kıbrıs’ın ünlü Beşparmak Dağları’nda yer alan tarihi kale, Girne’ye gelen ziyaretçilerin en gözde gezi duraklarından. Girne merkezine 10 km mesafede yer alan yapı, 700 metre yükseklikteki zirvede şehre tepeden bakıyor. Kaleyle ilgili ilk tarihi bilgi 1191 yılına dayanıyor. O dönemde kalede yaşayan Filistinli St. Hilarion’u ziyaret edenlerin artması nedeniyle kale manastıra çevrilerek uzun yıllar kullanılmış. Kaleye çıkış biraz yorucu. 480 basamak çıktıktan sonra kaleye ulaşabiliyorsunuz. Ancak emin olun kaleye çıktığınızda göreceğiniz tarihi yapı ve Girne’nin eşsiz manzarası tüm bu yorgunluğunuza değecek.

Girne Kalesi

Kıbrıs Girne Kalesi

Kıbrıs dendiğinde ilk akla gelen yapılardan birisi, Girne Kalesi oluyor. Girne Limanı’nın kenarında yer alan bu kale, Bizanslılar tarafından 7.yüzyılda Arap akınlarından korunmak için inşa edilmiş. Önce 1491 yılında Venedikliler, daha sonra 1570 yılında Osmanlılar kalede hüküm sürmüş. Yüzlerce yıl boyunca Akdeniz’e açılan limanın kontrolünün sağlandığı yapı, günümüzde ise Kıbrıs’ın en değerli tarihi müzelerinden biri. Kaleyi ziyaret ettiğinizde surların iç bölümünde St.George Kilisesi, su sarnıçları, Venedik Kulesi, Batık Gemi Müzesi ve eski zindanları görebilirsiniz. Özellikle de Batık Gemi Müzesi alanında bulunan 2 bin 300 yıllık batık gemiyi mutlaka görmelisiniz.

Mavi Köşk

Kıbrıs Mavi Köşk

Kıbrıs’ın en ilginç evini görmek için Mavi Köşk’ü gezi listenize mutlaka eklemelisiniz. Girne ilçesinde yer alan Mavi Köşk, Güzelyurt-Girne yolu üzerinde şehre hâkim noktada ziyaretçilerini ağırlıyor. Köşkün yapısı kadar hikayesi de oldukça ilginç. Bu ihtişamlı ev İtalyan asıllı Rum silah kaçakçısı Paulo Paolides tarafından 1957 yılında inşa edilmiş. Dönemin cumhurbaşkanının avukatı olan Paolides, avukat kimliğinin altında dünyanın en büyük silah ticaretini yapan kişiydi.

Yaptırdığı ev de yapılan sevkiyatları tam olarak görebileceği bir noktada yer alıyor. Köşkün her bir detayı ince ince düşünülmüş. Evin ses geçirmeyen perdeleri, renk renk döşeli odaları, süt havuzu ve tarihi koleksiyonlarıyla Paulo Paolides’in ilginç kişiliğini ortaya koyuyor. Kıbrıs Savaşı ile birlikte ülkeden kaçan ve daha sonra da İtalya’da hayatını kaybeden Paolides köşke bir daha dönememiş. Köşk pazartesi günleri hariç 09.00-17.00 saatleri arasında ziyaret edilebiliyor. Köşk askeri alanda yer aldığı için kimliğinizi yanınızda getirmeyi unutmayın.

Selimiye Cami

Kıbrıs Selimiye Cami

Lefkoşa’ya geldiğinizde merkezde dolaşırken görkemli bir yapı dikkatinizi çekecek. Kıbrıs’ın tarihi dokusunu en güzel yansıtan eserlerden biri olan bu yapı, 1208 yılından beri zamana meydan okuyor. Aslında burası eski bir kilise. Lüzinyanlılar döneminde Latin Başpiskoposu Eustorge de Montaigu’nun yaptırdığı St. Sophia Katedrali, Osmanlı’nın Kıbrıs’ı fethinden sonra camiye dönüştürülmüş. Fetih sonrası Selimiye Cami adını alan yapı eklemelerle birlikte Kıbrıs’ın en büyük camisi olarak bilinir hale gelmiş. Camiyi ziyaret ettiğinizde gotik mimarinin izlerini görebilirsiniz.

Surlariçi

 

Kıbrıs Surlariçi

Bir yeri keşfetmek için en güzel yöntem sokak sokak gezmek oluyor. Kıbrıs Lefkoşa’da yapabileceğiniz en güzel şey tarihi Surlariçi sokaklarını gezmek. Genelde gezi turlarının başlangıç noktası burası oluyor. Mahalleyi saran Lefkoşa surlarının içinde dar sokaklar ve arnavut kaldırımlı taşlar ile burası küçük bir tatil kasabasını andırıyor. Keyifli bir yürüyüş sırasında dükkanlardan alışveriş yapabilir, yöresel restoranlarda lezzetli yemekler yiyebilirsiniz.

Büyük Han

Kıbrıs’ın başkenti Lefkoşa’ya geldiğinizde gitmeniz gereken yerlerin başında Büyük Han geliyor. Osmanlının Kıbrıs’ı fethinden sonra 1572 yılında yaptırılan han, Bursa’nın ünlü hanı Koza Han’dan örnek alınarak inşa edilmiş. İlk yapıldığı dönemlerde Alanyalı tüccarlar konakladığı için uzun yıllar Alanyalılar Hanı olarak da anılmış. Hanın içerisinde yer alan 68 oda, bir dönemler hapishane olarak bir dönemler ise fakirlerin konaklaması için kullanılmış. 1982 yılından sonra restore edilen han, günümüzde Lefkoşa’nın kalbinin attığı tarihi mekanların başında geliyor. İçerisinde yer alan dükkanlarda Kıbrıs’a özgü hediyelik eşyalar ve el sanatı ürünleri bulabilirsiniz. Hana geldiğinizde Kıbrıs’ın meşhur yöresel lezzetlerini deneyebileceğiniz restoranları ziyaret etmeyi de unutmayın.

Barbarlık Müzesi

Kıbrıs Savaşı’nın acı yüzünü en net şekilde gösteren yerlerden Barbarlık Müzesi, Lefkoşa’ya gelenlerin mutlaka ziyaret ettiği bir müze. 1963 yılının 24 Aralık günü Binbaşı Dr. Nihat İlhan’ın ailesinin Rum askerleri tarafından şehit edildiği yer burası. Müzenin her noktası insanın tüylerini ürpertiyor. Küvette vurulan eşi ve çocuklarının fotoğrafı halen duvarda asılı. Küvet ise ince bir camın arkasında duruyor. Evin neredeyse her tarafı kurşun deliği. Gerçekten de ‘barbarlık’ dolu bu müzeyi Lefkoşa’ya geldiğinizde ücretsiz olarak ziyaret edebilirsiniz.

Bellapais Manastırı

Kıbrıs Bellapais Manastırı

Kıbrıs’ın en güzel köylerinden birinde ziyaret edebileceğiniz oldukça etkileyici bir manastır yer alıyor. Bellapais köyü, günümüzde Beylerbeyi ismini almış. Limon ve nar kokulu ağaçların içindeki köyün manastırı, 1158-1205 yılları arasında inşa edilmiş. Osmanlıların Kıbrıs’ı fethinden sonra kapatılan manastır, uzun yıllar boş kalmış. Kalıntıların üzerinde halen Kıbrıs Savaşı’ndan kalan kurşun izlerini görmek mümkün. Bellapais’in en dikkat çeken bölümü ise 18 kemerli avlusu. Ayrıca kaleye çıktığınızda Girne’nin manzarasını da net bir şekilde izleyebiliyorsunuz. Manastır gezisi sonrası manastırın yanı başında yer alan restoranda keyifli bir mola verebilirsiniz.

Lala Mustafa Paşa Cami

Gazimağusa’nın en ünlü yapılarından Lala Mustafa Paşa Cami, eski bir kiliseden dönüştürülmüş. 1328 yılında inşa edilen Aziz Nikolas Katedrali, Kıbrıs’ın fethiyle birlikte 1571 yılında camiye çevrilmiş. Kıbrıs’ı fetheden ordunun başında Lala Mustafa Paşa olduğu için camiye onun adı verilmiş. Zamanla yapılan minare gibi eklemelerle Osmanlı ve gotik mimarinin harmanlandığı yapı, günümüzde halen cami olarak kullanılıyor. Camiyi ziyaret ettiğinizde hemen önünde yer alan kiliseyle aynı yaştaki Cümbez Ağacı’nın gölgesinde dinlenebilir, Namık Kemal meydanında taze bir çay molası verebilirsiniz.

Girne Kapısı

Kıbrıs Girne Kapısı

Kaynak

Kıbrıs’ın köklü geçmişinden geriye kalan tarihi eserlerden birisi de Girne Kapısı. Lefkoşa’da yer alan tarihi kapı, Venedikliler döneminden kalmış. Eski Lüzinyan surlarının üzerine 1567 yılında yeniden kapılar inşa eden Venedikliler, toplamda 3 büyük kapı inşa etmişler. Kapılardan en önemlisi olan Girne Kapısı, yanında bulunan Atatürk heykeliyle Lefkoşa’nın en bilinen yapılarından. Günümüzde Lefkoşa Turizm Enformasyon Ofisi olarak kullanılan kapıyı, Lefkoşa gezisinde ziyaret edebilirsiniz.

Namık Kemal Zindanı ve Müzesi

Türk edebiyatının önemli seçkin yazarların Namık Kemal’in hapsedildiği zindan, bugün Kıbrıs’ın en çok ziyaret edilen müzelerinden biri haline geldi. Vatan Yahut Silistre oyunu nedeniyle 1873-1876 yılları arasında Kıbrıs’a sürülen yazar, 38 ay boyunca Mağusa’da bulunan bu zindanda kalmış. 1993 yılında restore edilerek müze haline getirilen zindan, Venedik Sarayı’nın yanı başında ziyaret edilmeye değer bir müze.

Salamis Antik Kenti

Kıbrıs Salamis Antik Kenti

Salamis Antik Kenti ya da bir diğer adıyla Salamis Harabeleri… M.Ö 11.yüzyıla dayanan geçmişiyle Kıbrıs’ın en önemli antik kentlerinden Salamis, dünya tarihini değiştiren Truva Savaşı sonrasında kurulmuş. Genç bir prens olan Salomis’in kurduğu kent, antik dönemin nadide eserlerine ev sahipliği yapıyor. Mağusa’nın merkezine 6 km mesafedeki antik kentin içerisinde Zeus Tapınağı, Gymnasium, antik tiyatro, su sarnıçları ve Kleopatra Bazilikası’nı görebilirsiniz.