Roma’ya Gidelim, Sanat ve Estetiğe Doyup Dönelim!

Roma’ya Gidelim, Sanat ve Estetiğe Doyup Dönelim!

İtalya’nın başkenti olan Roma, aynı zamanda bir kültür-sanat ve tarih şehri. Avrupa’nın vazgeçilmez gezi noktalarından olan Roma, çok canlı, çok estetik ve tarihine sahip çıktığı için çok önemli. Burada bulunan müzeler, mimari yapılar, meydanlar, anıtlar bir tarih kitabının en heyecanlı bölümünü oluşturuyor diyebiliriz.

Roma’ya tabii ki sadece bu gözle bakmıyoruz. Aynı zamanda burası çok eğlenceli bir şehir. Renkli gece hayatı, dolu dolu caddeleri, sokak sanatçıları, İtalyan mutfağının en güzel örnekleri olan leziz restoranları ve “Espresso’nun belgesi bizde, diğer kahvelerde de süperiz.” diyen kahvecileri… Roma, birkaç gün de olsa havasını solumanız gereken muhteşem bir şehir.

Roma’da Gezilecek Yerler

Roma seyahat planı yaparken biraz kafanız karışabilir. Çünkü burası oldukça büyük ve detaylarıyla kendine hayran bırakan bir yer. Asıl mesele o detayları yakalamak. Bunun için bu şehirde hiçbir şey kaçırmamalı ve sıkı bir tatil planınızı yapmalısınız. Yani Roma’da gezilmesi gereken yerler konusunda planınızı asla şansa bırakmamalısınız.

Gladyatörler Aşkına: Kolezyum

M.S 72 yılında yapımına başlanan ve M.S 80 yılında Titus döneminde tamamlanan Kolezyum, Roma’nın simgesi.

M.S 72 yılında yapımına başlanan ve M.S 80 yılında Titus döneminde tamamlanan Kolezyum, Roma’nın simgesi. Günümüzde hala dimdik ayakta olan bu yapı, mimari detayları ve dayanıklılığı ile bir mucize. Üstelik şehre kattığı görsel güzellik Roma’yı Roma yapan detaylardan. Campitelli’deki Piazza del Colosseo Meydanı’nda yer alan bu anıt yapı, tarihte tiyatro oyunlarına ve gladyatör karşılaşmalarına ev sahipliği yapmış. Kolezyum etrafında gladyatör kostümlü insanlarla fotoğraf çektirebilirsiniz. Kolezyum giriş ücreti ve ziyaret saatleri sürekli güncelleniyor. Buradan en güncel bilgileri almanız mümkün.

Eski Zamanlara Harika Bir Keşif: Roma Forumu

Kolezyum’a yürüme mesafesinde bulunan Roma Forumu, Antik Roma’nın günümüzdeki temsilcisi 

Kolezyum’a yürüme mesafesinde bulunan Roma Forumu, Antik Roma’nın günümüzdeki temsilcisi. M.Ö 7. yy’dan beri var olan bu bölge, eski Roma medeniyetlerinin geliştiği bir merkez konumunda. Zamanında şehrin adalet, ticaret, dini etkinliklerinin gerçekleştiği merkezden günümüze harika eserler kaldı. Titus Kemeri (Arco di Tito), Satürn Tapınağı, Vesta Tapınağı ve San Luca Martina Kilisesi bu forumun en önemli kahramanları.

Hem Tarihi Hem Romantik: Trevi Çeşmesi

Roma’nın en bilinen gezi noktası Trevi Çeşmesi, Aşk Çeşmesi olarak da anılıyor.

Roma’nın en bilinen gezi noktası Trevi Çeşmesi, Aşk Çeşmesi olarak da anılıyor. 1732’de Heykeltıraş Nicola Salvi tarafından yapımı başlatılmış ve inşa çalışmaları tam 30 yıl sürmüş. Çeşmenin etrafında bulunan heykeller, bir yağlı boya tablosu havası veriyor.

Mimari güzelliğinin yanında buranın başka bir anlamı da var. İnsanlar buraya sağ elle sol omuzun üzerinden para atıp dilek tutuyor. Size belki biraz saçma gelebilir ama bu bir Roma gezisi geleneği. Kolezyum giriş biletiniz varsa buraya herhangi bir ücret ödemeden girebileceğinizi ayrıca belirtelim.

İspanyol Merdivenleri ile Şehrin Canlı Yüzü

 Roma gezisinde, Piazza di Spagna yeni İspanyol Meydanı’na geldiğinizde sizi uzun merdivenler karşılayacak

 Roma gezisinde, Piazza di Spagna yeni İspanyol Meydanı’na geldiğinizde sizi uzun merdivenler karşılayacak. Bu merdivenlerin adı İspanyol Merdivenleri. Roma’nın en yoğun bölgesi olan bu alan, adeta insanların sosyalleşme noktası. Uzun ve geniş olan merdiven, 138 basamaktan oluşuyor ve adını yakınındaki İspanyol Büyükelçiliği’nden alıyor. Merdivenlerin sonu Fontana della Barcaccia ismindeki kayık şeklinde olan çeşmeye bağlanıyor. Hem bu çeşmenin hem de merdivenlerin çevresi oldukça kalabalık ve hareketli. Şehrin ruhunu hissetmek için mutlaka buraya uğramalısınız.

Bakın Burası Çok Önemli: Panteon

Antik Roma döneminde tüm tanrılar için yapılmış bir yapı olan Panteon, bugün en iyi korunmuş antik eserlerden biriAntik Roma döneminde tüm tanrılar için yapılmış bir yapı olan Panteon, bugün en iyi korunmuş antik eserlerden biri. 7. yüzyıldan bu yana kilise olarak kullanılan Panteon, Roma’daki en eski beton kubbeli bina olma özelliğini taşıyor.

Panteon tarihi öneminin yanında, bir mimarlık harikası olarak da değerlendiriliyor. Yapının tavanı, güneş ışığının içeri girmesini sağlayacak şekilde tasarlanmış.  Üst kısımda bulunan bu 9 metre çapındaki açıklık, doğal ışığın tüm binayı aydınlatmasına izin veriyor. 43 metre çapa ve yüksekliğe sahip kubbe, bu yapının en beğenilen özelliği. Güzel haber şu ki; Panteon için giriş ücreti bulunmuyor. Ziyaret saatleri ise, pazartesi – cumartesi günleri 08.30 – 19.30 ve pazar: 09:00 – 18.00 olarak belirleniyor.

Vatikan’a Giriş: Aziz Petrus Bazilikası

Vatikan bölümünde bulunan Aziz Petrus Bazilikası, şehrin en gösterişli binası. Roma katoliklerinin hac noktası olan bu yapı, onlar için çok önemli. Vatikan’ın en ünlü kilisesinin tarihi çok eskilere dayansa da bu yapı, 1612 yılında şimdiki haline gelmiş. Aziz Petrus Bazilikası’nın tasarımında Michelangelo, Donato Bramante ve Raphael gibi yetenekler bulunmuş ki bu Rönesans ustalarının izlerini her yerde hissedebilirsiniz.

26 yıl emek harcanan kubbesi, tavan ve duvar tasarımının yanında muhteşem heykelleri buraya bir sanat eseri misyonunu kazandırıyor. Bazilikanın mutlaka görmeniz gereken eserleri arasında, Pieta ve Aziz Petrus Heykeli bulunuyor.

Hayranlık Noktası Aziz Petrus Meydanı

 Aziz Petrus Bazilikasının önünde bulunan bu geniş alan, ülkenin en önemli alanı.

 Aziz Petrus Bazilikasının önünde bulunan bu geniş alan, ülkenin en önemli alanı. Heykeltıraş Gian Lorenzo Bernini eserlerinin süslediği bu meydan, ihtişamıyla göz kamaştırıyor. Meydanın tam ortasında bulunan görkemli fıskiye, Mısır’dan getirilerek buraya dikilen Mısır Dikilitaşı zaten ihtişamlı olan bu meydanı, mükemmel kılıyor. Her yıl binlerce katolik tarafından ziyaret edilen bu meydan, turistlerin de vazgeçilmez rotası.

Vatikan Müzeleri

Dini yanıyla bilinen Vatikan sanatla da iç içe bir yer. Birçok müze ve müzelerin içinde dünyaca ünlü eserler burada bulunuyor. Roma’ya gelmişken mutlaka buralara da uğramanızı öneririz. Vatikan müzeleri içinde: Sistina Şapeli, Pinacoteca, Pio-Cristiano, Etrüsk Müzesi, Raphael Odaları, Mısır Müzesi gibi önemli ziyaret rotaları bulunuyor.

Bir Rönesans Belgeseli Olarak Sistina Şapeli

Sistina Şapeli, papanın resmi konutu olan Vatikan’da bulunan Apostolik Saray’ında yer alıyor. 

Burası, papanın resmi konutu olan Vatikan’da bulunan Apostolik Saray’ında yer alıyor. Vatikan müzeleri içinde değerlendirebileceğimiz bu şapelden ayrıca bahsetmek istedik. Michelangelo’nun dünyaca ünlü tavan freskleri ile ziyaretçilerine hayranlık uyandıran bu şapel, tam bir sanat eseri. Duvarlarında yer alan önde gelen Rönesans ressamlarının muhteşem resimleri de buraya önemli bir kimlik kazandırmış. Şapelin en önemli eserleri arasında, tavana resmedilmiş Adem’in Yaratılış Sahnesi bulunuyor. Işığın Karanlıktan Ayrılışı ve Büyük Tufan eserleri de bu şapelde.

Vittorio Emanuele II Abidesi

Piazza Venezia Roma’nın en hareketli ve güzel meydanı. Vittorio Emanuele II Abidesi de bu meydanda bulunuyor. Burası, Roma seyahatinde mutlaka görmeniz gereken yerlerden biri. Neoklasik mimariye sahip olan bu yapının içinde muhteşem eserler bulunuyor. Vittorio Emanuele II Abidesi’nin terasından şehri izlemek ise oldukça keyifli.

Sensiz Olmaz Kutsal Melek Kalesi

Sant’Angelo yani Kutsal Melek Kalesi, Roma’nın en meşhur anıt yapılarından biri.

Sant’Angelo yani Kutsal Melek Kalesi, Roma’nın en meşhur anıt yapılarından biri. Kolezyum ve Vatikan bölgesi arasında bulunan bu muhteşem kale, Adriano Parkı’nın içinde konumlanıyor. Roma İmparatoru Hadrianus tarafından anıt mezar olarak yaptırılan bu kale, bir zamanlar Roma’nın en yüksek binasıymış. Orta Çağ’da kale olarak hizmet veren yapı, Papa’nın ikamet yeri olarak da kullanılmış.

Bugün müze olarak ziyaret edilen Kutsal Melek Kalesi içinde muhteşem koleksiyonlar var. Müzenin içinde bulunan Sala delle Urne bölümünde kutsal külleri ve harika freskleri mutlaka görmelisiniz. Melek terasında yer alan büyük, bronz St. Michael heykeli ise buranın asıl olayı. Pazartesi günleri kapalı olan kaleyi, 09.00-20.00 saatlerinde ziyaret edebilirsiniz.

Şehrin Enerjisi Navona Meydanı’nda

Roma’nın birçok meydanı var ama burası en sevilen meydanlar arasında bulunuyor. Çünkü Navona Meydanı, oldukça hareketli hatta cıvıl cıvıl. Eskiden bir stadyum olarak kullanılan bu meydan bugün, barok mimarisinin izlerini taşıyor. Dört Nehir Çeşmesi, meydanın en önemli kahramanlarından biri. Çeşmenin hemen karşısında bir de Sant Agnese Kilise’si bulunuyor.

Tarihi ve mimari değerinin yanında burası şehrin en neşeli yerlerinden. Sokak müzisyenleri ve ressamlar buradan hiç eksik olmuyor. Meydanın etrafında muhteşem kafeler ve lezzetleriyle öne çıkan restoranlar da bulunuyor.

Biraz Nefes Alalım: Villa Borghese

Villa Borghese, Roma’nın en güzel bahçesi.

Müzelerle tarihe, galerilerle sanata doyduk derseniz sizi biraz nefes alma alanları açalım.

Villa Borghese, Roma’nın en güzel bahçesi. Mükemmel peyzajı, farklı ağaç türleri, yürüyüş yolları, göletleri, kuşları ile burası muhteşem bir şehir parkı. Roma’ya yakışır bir güzellikte olan bu parka uğrayarak sanat ve tarihle güzelleşen seyahatinizi doğa ile güçlendirebilirsiniz.